Bulduk Gunde BulduQ Celep Gunde Calabe Zincirlikuyu Gunde Ome Kerpic Gunde Kose
Tarih
Bulduk'un Tarihi
Bulduk, yapılan araştırmalar sonucu Hitit (Eti) uygarlığından sonra (kasabadaki mevcut höyükler Hitit uygarlığından kalıntılardır...) Roma imparatorluğunun eline geçer. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca mevcut bölgemiz (Konya ve çevresi...) doğu Roma da yeni Bizans devletinde kalır. Kasabadaki yeraltı mağaraları, üzerindeki işaretler, tarihi kalıntılar ve taşların üzerinde lirik yazılarının bulunması bize Bizansların uzun süre mevcut bölgemizde yaşadıklarını gösteriyor. Bölge 1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu'ya giren Türk ordularının eline geçer ve Konya Selçuklularının başkenti olur. Yörede Selçuklu devletinden kalma eserler Selçuklularında bölgede yaşadıklarını gösteriyor... (Kasabamızın doğusunda bulunan Tekke tepesindeki türbe... )
Kasabamızdaki mevcut halk, bölgeye 1800'lerin ortalarına doğru göçebe olarak Güney doğudan (Adıyaman, Malatya ve Diyarbakır) orta Anadolu'ya nedeni kesinlikle hala bilinmeyen nedenlerle (sürgün, mezhep çatışması, kıtlık vb. Nedenlerden biri) 12 Raşyan Aşiretine mensup aşiretler göç etmişlerdir. Bu aşiretlerden 7'si Kırşehir, Yozgat ve çevresine 5'i ise Cihanbeyli, Kulu, Koçhisar, Polatlı ve Haymana çevresine (HALİKANLI, ÖMERANLI, TERKANLI, SEFKANLI ve NASIRLI aşiretleri ...) çevresine yerleşmişlerdir.Gunde BulduQ Sefkan Asiretine Mensuptur.
Bulduk'un Tarihi ve Turistik Yerleri
Kasabamızın kuzeyinde bulunan ve Bizanslara ait olduğu tahmin edilen (İnveren yaylasının yukarısında) Yeraltı mağaraları hem tarihi hem turistik yerlerdir.
Ayrıca kasabamızın doğusunda bulunan Tekke tepesindeki türbenin (Selçuklulara ait olduğu tahmin edilmektedir.) hem tarihi hem turistik hem de adak adamaya gelen insanlar için bir ziyaret yeridir.Köyumuzun nufusu 5200'dur.
Bulduk Kasabasi(GUNDE BULDUQ) Komsu Köyleri:Yeniceoba Kutukkusagi Yesilyurt Celep Cölköy Kelhasan Kozanlidir.
Zincirlikuyu
2.TARİHÇE
Kasaba halkının tamamı Kürt dür ve kürtçenin kurmanci şivesinin yakın doğu anadolu ağzını (Adıyaman/Maraş/Malatya) kullanır. Kasaba halkı Reşi (Rişvan/Rewşan) konfederasyonunun Sefki (Sefkan) koluna mensubtur. Sefki aşiretinin bilinen ilk reisi Kavas ağadır. Kavas Ağanın 1795 yılında ölmesinden sonra yerine oğlu Nuri ağa geçer. Nuri ağa babası gibi aşiretiyle Adıyaman bölgesinde Berri denilen yaylalarda koyun, keçi ve devecilikle uğraşıyordu. 1797 yılında Nuri ağanın ölümü üzerine yerine oğlu Ahmet ağa geçmiştir. Ahmet ağanın 1824 yılında ölümünden sonra aşiretin başına oğlu Sarı İsmail geçer. Sarı İsmail in üç oğlu vardır; Molla İbrahim, Hacı Hüseyin ve Hacı Osman. İsmail ağa denetimi altındaki 1700 nüfuslu aşireti ile yazın yaylarda kışları da Haymana Ovasının Çalış köyünde geçirir. Yine bu dönemde geçim kaynağı koyun ve deveciliktir. Çadırlar ise siyah kıl keçisinden dokunuyordu. Kışları ise vadilerde kazılan çukurlarda bu çadırlar kurulurdu. 1851 yılında Sarı İsmail ağanın ölümünden sonra aşiretin başına oğlu Molla İbrahim geçmiştir. Molla İbrahim in İkinci İsmail, Molla Hasan, Hacı ve Ömer (Omi Gurde) isimlerinde dört oğlu vardır. Molla İbrahim Kaman taraflarında aşireti ile yaylacılıkla uğraştığı dönem Osmanlı yönetiminin Zorunlu iskan politikası yürüttüğü bir dönemdir. Molla İbrahim gelen baskılara boyun eğmiş ve ilk olarak bugünkü Beşkardeş Köyüne yerleşmiştir. Yazları yaylara çıkmış ve göçebeliğe tekrar başlamıştır. Osmanlı yönetiminden gelen sıkı emirler üzerine Molla İbrahim tekrar aşiretini yerleştirmeye başlamıştır. İlk olarak oğlu Ömer le(Omi Gurde) birlikte aşiretinin bir kısmını bugünkü Zincirlikuyu ya yerleştirmiştir. Aşiretin kalan kısmını ise bugünkü Celep (1839), Bulduk ve Kerpiç (Gundi Kuse) köylerine yerleştirmiştir.Bu dönemde Sefki aşiretinin toplam Nüfusu 2000 dir. Kasabanın ilk yerleşim tarihi batılı Seyyah ve araştırmacıları tarafından ise 1800 olarak gösterilmektedir. Geliş yerleri yoğunlukla Adıyaman/Kahta bölgesidir. Bunun yanın da Maraş ve Urfa gibi yerlerden de gelen aileler mevcuttur.
Kerpic
KERPİÇ(GUNDE KÖSE)
Nüfus : 2058 (2000 yılı nüfus sayımı)
İlçe Merkezine Uzaklık :60 km
Ankara’ya Uzaklık : 110 km
Muhtarları : Cemal ÖLÇER
Konya’ya sınır. Buraya 165 km, Kulu’ya 43 km, Cihanbeyli’ye 70 km uzaklıkta. Ankara’nın Sevikan aşiretine mensup tek köyü. Çevrede Cihanbeyli’ye bağlı Celep, Bulduk, Zincirlikuyu ve Kulu’ya bağlı Güzelyayla(daha önceleri Kerpiç’in yaylası idi) köyleri de bu aşirettendirler. Yaklaşık 600 ile 700 hanelik büyük bir köy.
Kerpiç, güneyinde Çimen, Mevlüt Yaylası, Büyük Beşkavak, batısında Saatli, Cihansah, kuzeyinde Sinanlı, Yurtbeyli, Şerefli, doğusunda Güzelyayla, Çölyaylası köyleriyle çevrilidir.
Haymana’nın en çok araziye sahip ikinci köyü. Yaklaşık 90 ile 110 bin dönüm arası tarla alanının mevcudiyetinden sözedilmekte. Köylülerin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Tarım alanlarında hububat, arpa, buğday, kimyon, mercimek, şeker pancarı yetiştiriciliği yapılmaktadır.
319 öğrencisi ile büyük bir okulları var. Çevre köylerden de taşımalı sistemle öğrenciler buradaki okula taşınmaktadırlar.
Köyün Tarihçesi:
Gunde Köse, köyün bilinen ilk adı. Cumhuriyet dönemine kadar hep bu isim ile bilinip tanınan köyün adı 1920’li yıllarda Kerpiç olarak değiştiriliyor. Köyün kurucusu Sevikan aşireti mensubu Hacı Osman Ağa’dır. Hacı Osman’a Köse denirdi. Köse, Moma Sor’un oğludur. Hacı Osman Ağa, 1800’lu yılların başında Adıyaman çevrelerindeki aşiretinden ayrılarak ilkin Bingöl’e, oradan da Haymana yöresine göçeder. Sevikan aşireti burada 4’ e ayrılır. 1960’lı yıllara kadar Kerpiç’in yaylası olan Güzelyayla'nın köy statüsü elde edip buradan ayrılmasıyla bölgedeki Sevikan aşireti köy sayısı Celeb, Bulduk ve Zincirlikuyu ile birlikte 5’e yükselir.
Hacı Osman Ağa Haymana yöresinde ilkin şimdiki Celikan köyüne, oradan da Kadıköy olarak bilinen Güzelyayla yolu üzerindeki tarihi bölgeye yerleşir. Buradan 5 km uzaklıktaki şimdiki Kerpiç köyündeki bir tepedeki mağarayı görür ve mağarayı
develerini, köyün sürülerini barındırmak için kullanır. Bir süre sonra da tamamen oraya yerleşir.
Köyden yaşlılar anlatımlarına göre, Osman Ağa buraya deve ve koyun sürüsü ile gelmiş. 65 yaşına kadar yaşayan Osman Ağa’nın cesur, oldukça alçakgönüllü ve hayır sever biri olduğu anlatırlar. Köyde birkaç çeşme yaptırdığı bilinmektedir. Yaşlanınca mal varlığını oğullarına dağıtır, bir kısmını da yanına alıp Hac ibadetini yerine getirmek üzere Hicaz yolculuğuna çıkar. Köylüler, Osman(Köse) Ağa’nın, 4 heybe dolusu altınla yola çıktığını, hac yolculuğu süresince Nevşehir’de bir camii, Van, Diyarbakır, Mardin ve Adıyaman çevrelerinde de çeşmeler inşaa ettirdiğini anlatırlar. Hac görevini yerine getirdikten sonra da Mekke’de hayatını yitmiş, mezarı oradadır. Osman Ağa’nın çocuklarıyla birlikte, sonraları değişik tarihlerde gelen ve hepsi de Rışvan olan yaklaşık 10 kabile bugünkü Kerpiç köyünü meydana getirmiştir.
Kerpiç, Kurtuluş Savaşında Yunan işgaline girmiş. Buradaki Naqawê Şehidâ diye adlandırılan Şehitler Tepesi’nde Türk Askerleri ile Yunan ordusu arasında şiddetli çatışmalar meydana gelmiş. Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır. Köyde ayrıca Kurré Mongalé(Küçük Mangal) adıyla çevredeki yaklaşık 12 değişik köyü panoramik bir şekilde izleme imkanı ve zevki veren bir tepe de bulunmaktadır. Bu tepe, Yaprakbayırı köyündeki Mangal Dağına yaklaşık 20 km uzaklıktadır ve buradan o dağ çok net bir şekilde görülebilmektedir. Yolun aşağı sol tarafında da ufak bir tepe bulunur ve bu tepede yine Kurtuluş Savaşı’nda ölen Yunan askerlerinin mezarlıkları olduğu anlatılır. O yüzden buraya halk Tîrbe Govuro diye adlandırmıştır. Köyün girişinde tarihte Roma dönemine ait özellikle gömüler için yapılmış küçük ve hoş bir tepe bulunur ve bu tepede çeşitli söylentilere göre Roma Krallığına ait anıt bir mezar olduğu söylenir. Burada yapılan çeşitli kazılarda topraktan yapılmış pek çok çanak, çömlek bulunmuştur.














